Blog

10–16 Mayıs Engelliler Haftası: Laf Değil, Gerçeklerle Konuşuyoruz

Görsel, 10–16 Mayıs Engelliler Haftası'na dair bir farkındalık tasarımıdır. Arka plan açık gri renktedir ve tam merkezde çok büyük, soluk şekilde çizilmiş bir göz simgesi yer alır. Bu göz, mesajın "görülmeyen" yönüne dikkat çeken arka plan öğesidir. Görselin tam ortasında iki büyük insan figürü yer alır. Bu figürler gerçek insanlardan oluşmuş gibi tasarlanmıştır; yani yüzlerce küçük insan silueti bir araya gelerek şu iki sembolü oluşturur: Tekerlekli sandalyede oturan bir birey: Figürün sağa bakan başı ve oturur pozisyondaki kolları belirgindir. Tekerlek kısmı da yuvarlak şekilde görünmektedir. Yanında duran ve baston tutan bir birey: Ayakta duran figürün sol eli, tekerlekli sandalye kullanan kişiye doğru uzanmış hâlde. Sağ elinde ise bir baston vardır. Figürler çok sayıda insan siluetinden oluştuğu için birlik, toplum ve kolektif sorumluluk vurgusu hissedilir. Yazılı bölümler: Üstte şu metin yer alır: "10 - 16 Mayıs Engelliler Haftası" Altında küçük puntoyla: "Sistemin Eksikliği" Sol üstte emoteknoloji logosu yer alır. Sağ üst köşede sosyal medya ikonları (Facebook, X/Twitter, LinkedIn, Instagram, YouTube) sıralanmıştır. Alt orta bölümde yer alan açıklama: "Birleşmiş Milletler’e üye 156 ülkede aynı tarihlerde idrak edilen bu hafta boyunca, engellilik sorunu, engelliliğin önlenmesi ve engellilerin eğitimi gibi konular üzerinde durulur." En altta blog adresi yazılmıştır: blog.emoteknoloji.com

10-16 Mayıs Engelliler Haftası, her yıl bu tarihler arasında, engellilerin yaşadığı sorunlara ışık tutmak, toplumda bilinç ve duyarlılık oluşturmak ve engelli haklarına dikkat çekmek amacıyla anılan anlamlı bir haftadır. Birleşmiş Milletler’e üye 156 ülkede eş zamanlı olarak kutlanan bu haftada, engelliliğe yol açan etmenler, önleyici çalışmalar ve engellilerin eğitime, sosyal yaşama eşit katılımı gibi başlıklar ön plana çıkar.

İçerik Tablosu

Bugünleri kuru kurya kutlamıyoruz, karşılaştırıyoruz, eleştiriyoruz. Çünkü engellilikle ilgili asıl sorun kişide değil, sistemin eksikliğindedir. Ve biliyoruz ki bu sistem, bazılarını görmüyor, duymuyor, taşımıyor.

Türkiye’de Güncel Durum

1. Fiziksel ve Dijital Erişilebilirlik

– Kaldırımlar, toplu taşıma, asansörsüz kamu binaları: tekerlekli sandalye kullanan bireyler için büyük engel.
– Görme engelliler için taktil zeminler kopuk, sesli sinyaller çalışmaz hâlde.
– Az gören bireyler için yazılar çok küçük, kontrastlar yetersiz.
– İşitme engelliler için kamu hizmetlerinde işaret dili desteği hâlâ istisna.
– Web siteleri, devlet portalları ekran okuyuculara uygun değil.

Dünyadaki örnekleri:

İsveç: Her bina erişilebilirlik testinden geçmeden ruhsat alamaz.
Japonya: Taktil zeminler, sesli yönlendirmeler ve görsel-işitsel sinyaller metrodan sokağa kadar standardize.
Almanya: Dijital hizmetlerde erişilebilirlik AB düzeyinde denetime tabidir.

2. Eğitimde Dışlanan Kuşaklar

– Kaynaştırma eğitimi altyapısız, öğretmenler engellilik konusunda eğitimsiz.
– Az gören bireyler için büyütülmüş materyaller yok.
– İşitme engelliler için işaret dili eğitimi sistematik değil.
– Bedensel engellilerin okullara ulaşımı dahi bir mücadele konusu.

Dünyadaki örnekleri:

Finlandiya: Her okulda özel eğitim uzmanı bulunur.
Kanada – Ontario: Braille, işaret dili, büyütülmüş yazı gibi destekler standart.
Hollanda: Okul planlamalarında engelli erişimi birincil kriter.

3. İş Hayatına Giriş = Ayakta Kalma Savaşı

– EKPSS ile girilen sistemde atama oranı yok denecek kadar az.
– Kota uygulaması hem yetersiz hem denetimsiz.
– Ofis ortamları görme, bedensel ve işitme engellilere göre düzenlenmiyor.
– Az gören bireylerin teknolojik ihtiyaçları (büyüteç, özel ekranlar vs.) devlet tarafından karşılanmıyor.

Dünyadaki örnekleri:

Almanya: Engelli istihdam etmeyen işyerleri ceza öder, edenlere teknoloji ve danışmanlık desteği sağlanır.
İngiltere: İş yerlerinde ekran okuyucu, büyüteç yazılımı, işaret dili tercümanı devlet tarafından temin edilir.
ABD: ADA yasası kapsamında erişilebilir olmayan iş yerleri ciddi yaptırımla karşılaşır.

4. Sosyal Destekler: Onurlu Yaşam Değil, Hayatta Kalma Payı

– Engelli maaşları açlık sınırının bile altında.
– Evde bakım desteği ailesine bağlı, bireyin hakkı değil.
– Tekerlekli sandalye, kabartma ekran, akıllı baston, ekran okuyucu gibi cihazlara destek sıfır.
– Engellinin kazancı değil, ailesinin geliri dikkate alınıyor.

Dünyadaki örnekleri:

İsveç & Norveç: Engelli bireyin gelir ve yaşam desteği bireysel olarak tanımlanır.
Fransa: Yardımcı teknolojiler devlet tarafından doğrudan karşılanır.
Kanada: Assistive Devices Program ile teknolojik cihazların %75’i devlet tarafından ödenir.

5. Temsiliyetsizlik: Karar Masasında Yoksunuz

– Ne mecliste, ne yerel yönetimlerde, ne STK’larda etkin temsiliyet var.
– Görme engelli bir birey bilgiye erişemediği için aday dahi olamıyor.
– Bedensel engelliler ulaşamadıkları için süreçlere katılamıyor.
– İşitme engelliler dil bariyeri nedeniyle temsil edilemiyor.

Dünyadaki örnekleri:

Hollanda: Siyasi partilerde engelli aday zorunluluğu var.
ABD: Engelli hakları savunucuları danışma kurullarında yer alır.
Avustralya: Ulusal yayın kurumlarında engelli sunucular aktif görev alır.

✅ SÖZÜN ÖZÜ: EŞİT HAK, EVRENSEL TASARIM, ONURLU YAŞAM

Tekerlekli sandalye bir ayrıntı değil, özgürlük aracıdır.
Az görmek, sistemin görmediği kadar sınırlayıcıdır.
Bir ekran okuyucu, hayatla bağ kurma aracıdır.
İşaret dili, bir insanın kamusal alanda sesidir.

10-16 Mayıs Engelliler Haftası aslında kutlama yapılıp geçilecek bir gün değil, değişim talebidir. Bu çağrı, bedensel engellilerin, az görenlerin, görme ve işitme engellilerin ortak sesidir. Ve bu sesi duymayan her sistem, adalet testini kaybeder.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir