Blog

11 Mayıs Görme Engelliler Günü: Kutlamıyoruz, Hatırlatıyoruz

Görselin arka planında dalgalanıyormuş gibi görünen kırmızı zemin üzerinde, Türk bayrağındaki beyaz hilal ve yıldız yer alıyor. Bayrak zemini üzerinde ortalanmış dairesel bir sembol bulunmakta. Bu dairenin içinde, beyaz renkli bir baston kullanan kişi figürü yer almakta. Figür, bastonunu yere doğru uzatmış şekilde yürürken resmedilmiş. Figürün çevresi metalik gri renkte ince bir çerçeveyle sınırlandırılmış. Alt kısımda iki yatay beyaz çizgi, figürün hizasından geçiyor. Görselde yazı yer almamaktadır; sadece şekil ve sembollerle görme engellilik teması anlatılmıştır. Bayrağın sembolizmiyle birlikte, baston kullanan figür bu temayı doğrudan yansıtır.

Her yıl 11 Mayıs’ta “Görme Engelliler Günü” olarak anılan bu tarih, toplumun geniş kesimlerince bir “farkındalık günü” olarak geçiştiriliyor. Oysa gerçek farkındalık, kuru bir mesajla ya da empati temalı bir video ile değil, sistemsel eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olur. Bugün kutlama yapmıyoruz. Bugün, bir kez daha yüksek sesle hatırlatıyoruz: Türkiye’de görme engelliler yalnız bırakılıyor.

Türkiye’de Görme Engelli Olmak: Görülmeyen Hayatlar

Görme engellilerin Türkiye’de yaşadığı temel sorunların başında cihaz ve teknolojiye erişim kısıtlılığı geliyor. Kabartma ekranlar (braille ekranlar), akıllı gözlükler, ekran okuyucu yazılımları, akıllı bastonlar gibi temel yaşam destek araçlarını edinmek isteyen bir kimse maddi külfete girmek durumunda kalıyor. SGK tarafından ne de başka bir kamu kurumu tarafından bu cihazlar destekleniyor. Üstelik bu sadece cihaz değil, erişilebilir eğitim materyallerine ulaşımda da durum farksız.

Görselde, 30’lu yaşlarında, kısa sakallı, açık tenli bir erkek, gri bir duvar önünde yere oturmuş halde tasvir edilmiştir. Üzerinde lacivert gömlek ve kahverengi pantolon vardır. Başını bir eline yaslamış, diğer eli dizinin üzerinde durmakta ve yüzünde yorgun, umutsuz bir ifade yer almaktadır. Gözlük takmaktadır. Yanında bir akıllı baston dik olarak duvara yaslanmıştır. Oturan kişinin etrafına birkaç yardımcı teknoloji yerleştirilmiştir: Sol alt köşede bir braille ekran (kabartma yazı klavyesi) yer almakta, Onun yanında bir çift akıllı gözlük durmaktadır, Ortada, ekranında "Speech Reader" (konuşma okuyucu) ve bir ses simgesi görülen tablet boyutlarında bir cihaz yer almaktadır. Görselin üst kısmında beyaz harflerle şu yazı yer almaktadır: “Görme engellilerin Türkiye’de yaşadığı temel sorunların başında cihaz ve teknolojiye erişim kısıtlılığı geliyor.” Alt kısmında ise: “Bugün Türkiye’de görme engelliler kendi kaderine terk edilmiş durumda.” ifadeleri yer alır. Görsel genel olarak sessiz, gri ve yalnızlık duygusu uyandıran bir atmosfer taşımaktadır. Kullanılan yardımcı cihazlar, kişinin erişmekte zorlandığı ama hayatını kolaylaştıracak araçlar olarak sembolize edilmiştir.

Bugün Türkiye’de görme engelliler yapayalnız bırakılmış durumda. Kamu politikalarında görünmüyorlar, planlamalarda hesaba katılmıyorlar, ihtiyaçları sistemin hiçbir yerinde öncelik haline gelmiyor.

Peki diğer ülkelerde nasıl?

Görsel, dört ülkenin görme engellilere sağladığı destekleri sembollerle gösteren, koyu mavi zemin üzerine kurulmuş bilgilendirici bir infografik niteliğindedir. Üst kısmında beyaz harflerle şu başlık yer alır: “Peki diğer ülkelerde nasıl?” Altında daha küçük puntolarla: “Gerçek bir sosyal devlet anlayışının ne demek olduğunu görmek için yurtdışındaki uygulamalara bakmak yeterli:” Altında dört ülkenin bayrağı ve destek türlerini temsil eden ikonlar yer alır: İngiltere (sol üstte) Arka planda İngiltere bayrağı (Union Jack). Önde bir büyüteç, beyaz baston ve “Speech Reader” yazan sesli ekranlı cihaz çizimi yer alır. Altında "İngiltere" yazısı vardır. Almanya (sağ üstte) Arka planda Almanya bayrağı. Önünde bir robot figürü ve kabartma ekranı andıran bir cihaz (Braille ekran) yer alır. Altında "Almanya" yazısı vardır. İsveç (sol altta) Arka planda mavi zemin üzerine sarı haçlı İsveç bayrağı. Önünde robot figürü yer alır. Altında "İsveç" yazısı vardır. Kanada – Ontario Eyaleti (sağ altta) Arka planda kırmızı beyaz ve Union Jack içeren Ontario bayrağı. Önünde kağıt çıkaran bir yazıcı figürü yer alır. Altında: "Kanada (Ontario eyaleti)" yazısı yer alır. En alt bölümde ise vurgulu şekilde yazılmış bir cümle vardır: “Bu örnekler sadece birer iyi niyet göstergesi değil, sosyal devletin gerçek tanımıdır.”

Gerçek bir sosyal devlet anlayışının ne demek olduğunu görmek için yurtdışındaki uygulamalara bakmak yeterli:

  • İngiltere: National Health Service (NHS), ihtiyaç duyan görme engellilere baston, büyüteç, özel ekran okuma yazılımları ve okuma makineleri gibi cihazları ücretsiz veya sembolik ücretlerle sağlıyor. Aynı zamanda iş ve eğitim hayatına yönelik cihazlara da erişim desteği sunuyor.
  • Almanya: Görme engellilere devlet tarafından düzenli sosyal yardım sağlanıyor. Ayrıca cihazlar için ayrı bir sigorta fonu var. Rehabilitasyon merkezleri bu cihazları kişilere ulaştırmakla görevli.
  • İsveç: Belediyeler aracılığıyla bireysel destek planları oluşturuluyor. Görme engellilerin ihtiyaçları uzmanlarca tespit ediliyor ve cihazlardan günlük yaşam asistanlarına kadar her şey devlet tarafından karşılanıyor.
  • Kanada (Ontario eyaleti): ADP (Assistive Devices Program) kapsamında devlet, engellilere gerekli cihazların %75’ine kadarını karşılıyor. Braille yazıcı, ekran okuma yazılımı, büyüteç gibi teknolojiler destekleniyor.

Bu örnekler sadece birer iyi niyet göstergesi değil, sosyal devletin gerçek tanımıdır.

Türkiye’de neden olmuyor?

Türkiye’de engellilik konusu hâlâ yardım ve acıma temelli bir yaklaşımla ele alınıyor. Hak temelli değil, lütuf temelli bir sistem söz konusu. Bu nedenle görme engellilere sunulan hizmetler, kişinin bağımsız yaşam hakkını değil, ancak hayatta kalabilme sınırlarını hedef alıyor. Bu da onları eğitimden iş hayatına kadar her alanda pasif konuma itiyor.

Oysa bir kişinin kendi başına evden çıkabilmesi, metroya binebilmesi, eğitime devam edebilmesi, bir kitap okuyabilmesi ya da çalışabilmesi için ihtiyaç duyduğu araçları sağlamak devletin asli sorumluluğudur.

Görünmeyeni görünür kılmak için ne yapılmalı?

  1. Yasal düzenlemeler yapılmalı: Görme engellilerin teknolojik cihazlara erişimi anayasal güvence altına alınmalı ve devlet destek programlarına dahil edilmeli.
  2. Erişilebilirlik standart olmalı: Kamu kurumları, özel sektör ve eğitim alanlarında erişilebilirlik zorunlu hale getirilmeli, denetimler sıklaştırılmalı.
  3. Toplumsal bilinç artırılmalı: Görme engellileri yalnızca “farklı” değil, eşit yurttaşlar olarak görmeye başlamalıyız.

Son söz yerine

Bugün bir farkındalık günü değil. Bugün bir uyarı günü. Çünkü milyonlarca görme engelliler, hayatı kendi gözlerinden değil, sistemin engellerinden ibaret görüyor. Ve bu, sadece onların değil, hepimizin ayıbı.

Gelin, 11 Mayıs’ta kutlamayalım. Hatırlayalım. Değiştirelim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir