Blog

Dijital Erişilebilirlikte Yeni Dönem: Kullanıcı Deneyimi Resmî Standart Oluyor

Koyu mor tonlarda tasarlanmış bir görsel. Sol tarafta “Dijital Erişilebilirlikte Yeni Dönem – Kullanıcı Deneyimi Resmî Standart Oluyor” yazısı yer alıyor. Sağ tarafta, elinde beyaz baston bulunan ve dizüstü bilgisayar kullanan genç bir erkek, rahat bir oturma alanında gülümseyerek çalışıyor. Görsel, dijital erişilebilirlik ve bağımsız teknoloji kullanımını simgeliyor.

Dijitalleşme artık yalnızca hız, tasarım veya işlevsellik meselesi değil. Özellikle kamuya ait dijital platformlar söz konusu olduğunda, erişilebilirlik doğrudan bir hak alanı olarak karşımıza çıkıyor. Bu alandaki en güncel ve dikkat çekici gelişmelerden biri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından duyurulan Gönüllü Web Erişilebilirlik Test Kullanıcısı Havuzu çağrısıdır.

Bu çağrı, dijital erişilebilirliğin yalnızca teknik bir kontrol listesi değil; gerçek kullanıcı deneyimiyle doğrulanan bir standart hâline geldiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Erişilebilirlik Artık Üç Aşamalı Bir Denetim Süreci

Cumhurbaşkanlığı’nın 2025/10 sayılı Genelgesi doğrultusunda, kamuya ait dijital platformlar artık üç aşamalı bir erişilebilirlik incelemesinden geçecektir:

  1. Otomatik testler (araçlar ve yazılımlar üzerinden),

  2. Manuel kontroller (uzman değerlendirmeleriyle),

  3. Engelli kullanıcı testleri (gerçek kullanım senaryolarıyla).

Bu üçüncü aşama, bugüne kadar çoğu zaman ihmal edilen ama erişilebilirliğin gerçek ölçütünü oluşturan bir alanı merkeze alıyor:

“Gerçekten kullanılabiliyor mu?”

Gönüllü Test Kullanıcısı Ne Anlama Geliyor?

Duyuruda yer alan gönüllüler, kamuya ait web sitelerini ve dijital platformları;

  • kendi kullandıkları yardımcı teknolojilerle (ekran okuyucular, büyüteçler, sesli komut sistemleri vb.),

  • kendi deneyimlerine dayanarak,

  • belirlenen etik ve gizlilik kuralları çerçevesinde

test edecek ve raporlayacaklardır.

Bu durum, erişilebilirliği ilk kez doğrudan kullanıcı deneyimiyle ölçülen bir kamu sorumluluğu hâline getirmektedir.

Bu Yaklaşım Neden Kritik?

Çünkü erişilebilirlik, yalnızca “standartlara uygunluk” meselesi değildir.

Bir web sitesi:

  • teknik olarak WCAG kriterlerini karşılayabilir,

  • ancak bir ekran okuyucu kullanıcısı için hâlâ zorlayıcı olabilir.

Ya da:

  • kontrast oranları doğru ayarlanmış olabilir,

  • fakat klavye ile gezinme pratikte mümkün olmayabilir.

İşte bu noktada, sahada deneyimi olan kullanıcıların geri bildirimi, tüm teknik değerlendirmelerin önüne geçer.

Kurumlar İçin Sessiz Bir Uyarı

Bu çağrı, aynı zamanda kurumlar için önemli bir mesaj içeriyor:

“Erişilebilirliği sonradan kontrol edilen bir detay olarak değil,

en baştan ele alınması gereken bir tasarım ve mimari konusu olarak düşünün.”

Bugün gönüllü kullanıcı testleriyle başlayan bu süreç, yarın:

  • zorunlu kullanıcı onaylarına,

  • erişilebilirlik raporlarına,

  • hatta kurumsal sorumluluk değerlendirmelerine

dönüşebilir.

Bu da web siteleri ve dijital platformlar için erişilebilirliğin artık opsiyonel olmadığını açıkça göstermektedir.

Sahada Olanlarla Masada Olanlar Arasındaki Fark

Bu gelişme, uzun süredir erişilebilirlik alanında çalışanların bildiği bir gerçeği resmî düzleme taşımaktadır:

  • Erişilebilirlik yalnızca kod yazmak değildir.

  • Yalnızca bir eklenti kurmak da değildir.

  • Gerçek kullanıcı davranışlarını, alışkanlıklarını ve sınırlılıklarını anlamadan yapılan her çalışma eksik kalır.

Bu nedenle erişilebilirlik; kullanıcıyı, teknolojiyi ve tasarımı birlikte düşünebilen disiplinli bir yaklaşım gerektirir.

Gönüllü Web Erişilebilirlik Test Kullanıcısı Havuzu Başvurusu

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından duyurulan Gönüllü Web Erişilebilirlik Test Kullanıcısı Havuzu kapsamında, erişilebilirlik alanında deneyimi olan engelli bireylerin gönüllü katılımı öngörülmektedir. Başvuru süreci, Türkiye Sakatlar Konfederasyonu koordinasyonunda yürütülmektedir.

Başvuru İçin Gerekli Bilgiler

Gönüllü olmak isteyenlerin aşağıdaki bilgileri eksiksiz bir şekilde iletmesi gerekmektedir:

  • T.C. Kimlik Numarası

  • Ad ve Soyad

  • Cep Telefonu ve E-posta Adresi

  • Varsa bağlı olunan konfederasyon, federasyon veya dernek adı

    (Herhangi bir yapıya bağlı olma zorunluluğu bulunmamaktadır)

  • Çalıştığı kurum/kuruluş veya şirket adı

  • Hâkim olduğu yardımcı teknoloji

    (Örn: JAWS, NVDA, TalkBack vb.)

  • Engel durumu ve fonksiyon kaybı detayları

Başvuru ve İletişim Bilgileri

Başvuruların en geç 26 Ocak 2026 Pazartesi günü saat 16.00’ya kadar iletilmesi gerekiyor. Bilgiler aşağıdaki kanallar üzerinden paylaşılabilir:

  • E-posta:

    ayhanmetin@gmail.com

    turkiyesakatlarkonfederasyonu@gmail.com

  • Dr. Ayhan Metin (Şahsi Numara):

    0506 256 75 26

  • Konfederasyon Sekreterliği (Derya Çakır):

    Hafta içi mesai saatleri içerisinde

    0312 232 51 11

    0312 232 51 21

    0312 232 51 73

Dijital Erişilebilirlik Bir “İyilik” Değil, Kamusal Sorumluluktur

Duyurunun sonunda yer alan ifade bu gerçeği net biçimde ortaya koymaktadır:

“Dijital erişilebilirliğin bir lütuf değil, hak olduğu bilinciyle…”

Bu bakış açısı, yalnızca kamu kurumları için değil;

özel sektör, STK’lar ve dijital yayın yapan herkes için geçerlidir.

Çünkü erişilebilir olmayan bir dijital alan:

  • bilgiye erişimi sınırlar,

  • kamusal katılımı azaltır,

  • eşitliği zedeler.

Sonuç: Yeni Bir Eşik Aşılıyor

Türkiye Sakatlar Konfederasyonu koordinasyonunda duyurulan bu gönüllü havuz, dijital erişilebilirlikte yeni bir eşiğin geçildiğini göstermektedir.

Artık mesele:

  • “erişilebilir miyiz?” değil,

  • “erişilebilir olduğumuzu kim, nasıl ve hangi deneyimle doğruluyor?”

sorusudur.

Bu soruya erken, bilinçli ve doğru yanıtlar verebilen yapılar; dijital geleceği yalnızca tasarlayan değil, herkes için yaşanabilir kılan taraf olacaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir