Görme Engelliler Markette Nasıl Alışveriş Yapar? – Barkod, NaviLens, QR Kod ve Ürün Tanıma Rehberi
Özet: Görme engelliler markette bağımsız alışveriş yapabilir. Barkod okuma (Seeing AI gibi uygulamalar), NaviLens gibi erişilebilir kod sistemleri, OCR/metin tanıma, mağaza düzenini öğrenme ve gerektiğinde çalışandan hedefli destek almak birlikte kullanılır. Amaç, hangi ürünün alınacağı kararını kullanıcının kendisinde tutmaktır — yardım almak bu kararı elinden almaz.
Market raflarının arasında bir ürünü bulmak başka, hangi ürünü alacağına kendin karar verebilmek başka.
Bir paket makarna mı, glutensiz olanı mı? Aynı markanın şekersiz ürünü mü, standart olanı mı? Son kullanma tarihi uygun mu? İçinde alerjen var mı? Elindeki iki benzer kutudan hangisi aradığın ürün?
Görme engelliler için bağımsız market alışverişi tam olarak bu soruların cevabına ulaşabilmekle ilgilidir.
Görme engelliler markette bağımsız alışveriş yapabilir. Bunun için tek bir teknoloji veya yöntem yoktur. Barkod okuma uygulamaları, metin tanıma ve görme engelliler için erişilebilir mobil uygulamalar, erişilebilir QR kodlar, NaviLens gibi işaretleme sistemleri, mağaza düzenini öğrenme, ürünleri kategori bazında arama ve gerektiğinde mağaza çalışanından belirli bir konuda destek alma birlikte kullanılabilir.
Buradaki amaç, alışveriş sırasında hiç kimseyle konuşmamak değildir.
Amaç, yardım istemenin zorunluluk olmaktan çıkması ve ürün seçme kararının kullanıcıda kalmasıdır.
Bağımsız alışveriş neden yalnızca “ürünü raftan almak” değildir?

Bir market ürününü satın almak için çoğu zaman yalnızca ambalajı bulmak yetmez.
Ürünün adını, çeşidini, gramajını, fiyatını, içindekileri, alerjen bilgisini, kullanım talimatını veya son kullanma tarihini bilmek gerekebilir. Görmeyen veya ambalaj üzerindeki küçük yazıları okuyamayan bir kullanıcı için bu bilgilerin yalnızca görsel biçimde sunulması, satın alma kararının bir bölümünü başka bir kişiye bırakmak anlamına gelebilir.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) 2019 tarihli World Report on Vision raporuna göre dünya genelinde en az 2,2 milyar insan bir tür görme bozukluğuyla yaşıyor; bunların en az 1 milyarı önlenebilecek veya henüz ele alınmamış bir görme kaybı yaşıyor. Bu, market alışverişi gibi gündelik bir işin erişilebilirliğinin küçük bir azınlığı değil, çok büyük bir kitleyi ilgilendirdiği anlamına geliyor.
RNIB’nin araştırmalarında görme kaybı yaşayanların yaklaşık 10’da 9’u gıda veya ilaç ambalajındaki bilgileri okumayı zor ya da imkânsız bulduğunu belirtiyor. Sorun yalnızca küçük yazı değildir; içerik, alerjen, kullanım bilgisi ve diğer kritik bilgilerin erişilememesi kişinin ne satın aldığı konusunda bağımsız karar vermesini zorlaştırabilir.
Bu yüzden erişilebilir market alışverişini üç aşamada düşünmek daha doğru olur:
Ürünü bulmak → ürünü tanımak → ürün hakkındaki bilgiyi doğrulamak.
Bir teknoloji bu aşamalardan yalnızca birini çözebilir. En güvenilir yöntem çoğu zaman birkaç aracın birlikte kullanılmasıdır.
Markette ürün nasıl bulunabilir?

Büyük bir markette ilk problem bazen ürünün ne olduğunu okumaktan önce ürünün nerede olduğunu bulmaktır.
Alışveriş listesini mağazadaki kategori düzenine göre hazırlamak bu noktada basit ama etkili bir yöntemdir. Sebze-meyve, kahvaltılık, süt ürünleri, temizlik ürünleri ve kişisel bakım gibi gruplar halinde hazırlanmış bir liste, mağaza içinde sürekli farklı koridorlara dönme ihtiyacını azaltabilir.
Düzenli kullanılan bir marketin yerleşimini öğrenmek de zamanla ciddi avantaj sağlar. Ancak raf düzenleri ve ürün yerleri değişebildiği için belleğe dayalı yöntem tek başına yeterli olmayabilir.
NaviLens gibi erişilebilir işaretleme sistemlerinin marketler açısından ilginç olmasının nedeni burada ortaya çıkar. NaviLens kodları, klasik QR kodlarda olduğu gibi kullanıcının önce kodun tam yerini görmesini ve kameraya hassas biçimde hizalamasını gerektirmeyecek şekilde tasarlanmıştır. Kod boyutuna ve uygulama ortamına bağlı olarak uzaktan, hareket halindeyken ve farklı açılardan algılanabilir. Sistem bugün ulaşım, ambalaj ve perakende gibi farklı alanlarda kullanılıyor.
Ancak önemli bir sınır var:
Bir mağazada NaviLens kullanabilmek için mağazanın veya ürün ambalajının bu sistemi desteklemesi gerekir.
Telefonunuza uygulamayı yüklemek, herhangi bir marketi otomatik olarak NaviLens uyumlu hale getirmez.
Telefonla barkod nasıl okunur?

Barkod, görme engelli bir kullanıcının elindeki ürünün ne olduğunu anlamasında en pratik yöntemlerden biri olabilir.
Microsoft Seeing AI gibi uygulamaların ürün modu, kamerayı barkoda yönlendirirken sesli sinyallerle barkodun bulunmasına yardımcı olabilir. Barkod algılandığında uygulama ürün adını ve veri mevcutsa ambalaj hakkında ek bilgileri okuyabilir. Seeing AI’nin ürün tanıma özelliği hem iOS hem Android tarafındaki güncel işlevleri arasında yer alıyor.
Seeing AI, Be My Eyes, Envision AI, VoiceOver ve TalkBack gibi araçlarla ilgili daha geniş bir liste için Görme Engellilerin Kullandığı Aplikasyonlar rehberimizi de inceleyebilirsiniz.
Fakat burada çok önemli bir ayrım bulunuyor:
Barkodun kendisi ile barkoda bağlı ürün veritabanı aynı şey değildir.
Marketlerde yaygın kullanılan klasik EAN/UPC barkodlarının temel görevi ürünü benzersiz bir GTIN üzerinden tanımlamaktır. Ürün adı, içerik, alerjen veya kullanım açıklaması gibi bilgiler çoğu zaman uygulamanın bağlandığı veri tabanından gelir. Bu nedenle aynı barkod farklı uygulamalarda farklı miktarda bilgi gösterebilir.
Bu yüzden barkod okunduğunda yalnızca “barkod bulundu” demek, bütün ambalaj bilgisinin erişilebilir olduğu anlamına gelmez.
Barkoddan son kullanma tarihi öğrenilebilir mi?

Her zaman değil.
Klasik EAN/UPC barkodları çoğunlukla ürünün kimliğini taşıdığı için ambalajın üzerinde ayrıca basılmış olan son kullanma tarihi, o klasik barkodun içinde bulunmayabilir.
Bu ayrım özellikle önemlidir çünkü bir uygulama ürünü doğru biçimde “süt”, “yoğurt” veya belirli bir marka olarak tanısa bile elinizdeki o paketin son kullanma tarihini bilmeyebilir.
Bununla birlikte perakende barkod altyapısı değişiyor. GS1’in yeni nesil 2D barkod yapıları GTIN’in yanında parti/lot numarası, seri numarası ve son kullanma tarihi gibi değişken bilgileri de taşıyabiliyor. QR Code with GS1 Digital Link veya GS1 DataMatrix bunun örnekleri arasında bulunuyor.
Dolayısıyla geleceğin erişilebilir ambalajı açısından önemli bir fırsat ortaya çıkıyor:
Aynı kod hem ürünü tanımlayabilir hem de kullanıcıyı güncel içerik, alerjen, besin bilgisi veya son kullanma tarihi gibi daha ayrıntılı verilere ulaştırabilir.
Ancak bugün markette elinize aldığınız her ürünün böyle bir 2D altyapıya sahip olduğu varsayılmamalıdır.
Son kullanma tarihi yalnızca ambalaj üzerinde görsel olarak basılmışsa telefonun OCR/metin tanıma özelliği kullanılabilir. Tarih sağlık veya gıda güvenliği açısından kritikse sonuç ikinci bir yöntemle doğrulanmalıdır.
NaviLens nedir ve market alışverişinde ne işe yarayabilir?
NaviLens, özellikle görme engelliler ve az görenlerin fiziksel ortamlardaki işaretleri ve ürün üzerindeki erişilebilir bilgileri telefon kamerasıyla bulmasını kolaylaştırmak üzere geliştirilmiş yüksek kontrastlı görsel kod sistemidir.
Klasik QR kullanımında önce QR kodun nerede olduğunu bulmak, ardından kamerayı uygun mesafede ve açıda kodun üzerine getirmek gerekir.
NaviLens’in temel farkı bu aşamayı azaltmaya çalışmasıdır.
Sistem kodu hassas biçimde çerçevelemeyi gerektirmeden algılayabilir; sesli ve dokunsal geri bildirim sağlayabilir. Büyük yönlendirme işaretleri ile küçük ürün ambalajları aynı kullanım mesafesine sahip değildir; algılama mesafesi kodun fiziksel boyutuna ve ortama göre değişir.
Bu teknoloji markette iki farklı probleme cevap verebilir:
Birincisi, ürünü rafta bulmak.
İkincisi, ürünün üzerindeki bilgiye erişmek.
Örneğin erişilebilir ambalaj uygulamalarında ürün adı, içerik, alerjen, besin bilgisi veya kullanım talimatı telefondan okunabilir. NaviLens’in ambalaj çözümleri bugün farklı ürün gruplarında kullanılıyor ve şirketin güncel sisteminde erişilebilir ürün tanımlama özellikle perakende kullanım senaryolarından biri olarak tanımlanıyor.
Kellogg’s ile RNIB’nin gerçekleştirdiği erişilebilir ambalaj uygulaması da bu yaklaşımın gerçek market ortamındaki önemli örneklerinden biriydi. Kullanıcılar telefonla ambalajdaki NaviLens kodunu algılayarak ürün bilgisi, içerik ve alerjen bilgilerine erişebildi.
Az görme alanında kullanılan büyütme, OCR ve diğer yardımcı teknolojilerin daha geniş çerçevesi için Az Görenler İçin Görme Teknolojilerinde Yeni Gelişmeler rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Erişilebilir QR kod ile normal QR kod arasındaki fark nedir?

Burada terminolojiyi doğru kullanmak gerekiyor.
“Erişilebilir QR kod” tek başına evrensel bir QR standardının resmi adı değildir.
Bir QR kodun erişilebilirliğini iki ayrı konu belirler:
Kodu bulabilmek ve kodun açtığı içeriği kullanabilmek.
Normal bir QR kod teknik olarak bir web sayfasına yönlendirebilir ve o web sayfası tamamen erişilebilir olabilir. Fakat görme engelli kullanıcı önce fiziksel QR kodun nerede olduğunu bulmak ve kameraya doğru biçimde hizalamak zorundaysa süreç hâlâ erişilebilirlik bariyeri yaratabilir.
NaviLens’in Accessible QR Code adlı çözümü, standart QR kodla birlikte çalışan erişilebilir bir algılama katmanı eklemeyi amaçlıyor. Böylece kodun hassas şekilde görülmesi ve çerçevelenmesi ihtiyacı azaltılıyor.
Fakat fiziksel kodun bulunabilir olması tek başına yeterli değildir.
QR kod bir web sayfasına yönlendiriyorsa o sayfanın da ekran okuyucu, klavye, metin büyütme ve yüksek kontrast gibi erişilebilirlik ihtiyaçlarını karşılaması gerekir.
Başka bir deyişle:
Erişilebilir olmayan bir web sayfasına yönlendiren “erişilebilir” QR kod, problemi yalnızca bir adım ileri taşır.
Gıda etiketlerinde hangi bilgiler erişilebilir olmalı?

Erişilebilir gıda ambalajını yalnızca ürün adının seslendirilmesi olarak düşünmemek gerekir.
Kullanıcının satın alma kararını etkileyen bilgiler de erişilebilir olmalıdır.
Ürün adı, çeşidi ve gramajının yanında içerik listesi, alerjenler, besin değerleri, hazırlama veya kullanım talimatları, saklama koşulları ve ilgili olduğunda tarih bilgileri erişilebilir biçimde sunulabilmelidir.
Çünkü iki kişi aynı ürüne bakıp tamamen farklı bilgiye ihtiyaç duyabilir.
Bir kullanıcı kalori miktarını öğrenmek isteyebilir.
Başka biri gluten içerip içermediğini kontrol ediyor olabilir.
Bir başkası aynı markanın şekersiz ve standart ambalajını birbirinden ayırmaya çalışıyor olabilir.
Erişilebilirliğin gerçek ölçüsü “ürünün adı okunabiliyor mu?” değil, gören bir müşterinin satın alma kararında kullanabildiği önemli bilgilere görme engelli müşterinin de ulaşabilmesidir.
RNIB’nin erişilebilir ambalaj çalışmalarında da temel mesele tam olarak bu şekilde ele alınıyor: ambalajdaki içerik, beslenme, fiyat veya talimat gibi bilgilerin erişilememesi bağımsız satın alma kararının önünde bariyer oluşturabiliyor.
Seeing AI markette nasıl kullanılabilir?

Seeing AI market alışverişinde tek bir iş yapmaz.
Ürün kanalında barkod aranabilir. Kısa metin özelliği ambalaj üzerindeki metinleri okumaya yardımcı olabilir. Belge veya görüntü özellikleri daha uzun metinlerin incelenmesinde kullanılabilir.
Örneğin elinizde birbirine çok benzeyen iki kutu varsa önce barkodla ürün adını kontrol etmek, ardından kısa metin özelliğiyle “şekersiz”, “acı”, “500 g” veya benzeri ayırt edici yazıları okutmak mümkün olabilir.
Microsoft, bazı üreticilerle yaptığı entegrasyonlarda barkoda yalnızca ürün adı değil, üreticiden gelen kullanım ve içerik bilgisini de bağladı. Bu modelin önemi şurada: tanıma teknolojisinin değeri, arkasındaki güvenilir veri kadar yüksektir.
Ancak Seeing AI dahil görüntü tanıma ve yapay zekâ sistemleri hatasız kabul edilmemelidir. Microsoft’un güncel Seeing AI kullanım dokümanında Seeing AI’nin olasılıksal sonuçlar ürettiği ve çevre hakkında tek veya birincil güvenlik aracı olarak kullanılmaması gerektiği açıkça belirtiliyor.
Özellikle alerjen, ilaç, son kullanma tarihi veya sağlık açısından kritik bilgilerde ikinci doğrulama yöntemi kullanmak doğru yaklaşımdır.
Yardım istemek bağımsızlığı ortadan kaldırır mı?

Hayır.
Bağımsızlık, bütün görevleri tek başına yerine getirmek zorunda olmak değildir.
Bir market çalışanına:
“Alışveriş için yardım eder misiniz?”
demek ile:
“Glutensiz ürünlerin bulunduğu rafı tarif eder misiniz?”
demek arasında önemli bir fark vardır.
İkinci durumda kullanıcı ne aradığını, hangi bilgiye ihtiyacı olduğunu ve son kararı nasıl vereceğini kendisi yönetmektedir.
Teknoloji de aynı şekilde düşünülmelidir.
Barkod okuyucu, NaviLens, OCR veya sesli etiket kullanıcının yerine karar vermez.
Karar verebilmesi için bilgiye ulaşmasını sağlar.
Erişilebilirliğin asıl değeri burada ortaya çıkar.
Görme engellilerin günlük yaşamda kullandığı diğer yardımcı teknolojileri görmek için Görme Engellilerin Kullandığı Teknolojik Araçlar rehberimize göz atabilirsiniz.
Marketten eve gelince bağımsızlık bitiyor mu?

Hayır. Alışveriş sürecinin ikinci bölümü evde başlar.
Birbiriyle aynı biçimde olan konserve kutuları, baharat paketleri, dondurulmuş ürünler veya saklama kapları tekrar ayırt edilmek zorundadır.
Bu nedenle evde kişisel bir etiketleme sistemi kurulabilir.
Braille kullananlar ürünlere Braille etiket ekleyebilir. Az görenler büyük puntolu ve yüksek kontrastlı etiketler kullanabilir. Dokunsal işaretler, farklı sayıdaki lastikler veya kabartmalı semboller basit ürün gruplarını birbirinden ayırabilir.
Daha fazla bilgi gerektiğinde sesli etiketler, QR/NFC tabanlı sistemler veya kişisel NaviLens kodları kullanılabilir. NaviLens kişisel kullanım kodlarına kullanıcı kendi notunu ekleyebiliyor ve kod tekrar algılandığında bu bilgi sesli olarak okunabiliyor. RNIB de Braille, dokunsal ve sesli etiketleme yöntemlerinin günlük yaşamda kullanılabileceğini belirtiyor.
Burada “en teknolojik” yöntem otomatik olarak en iyi yöntem değildir.
Tuz ile şekeri ayırmak için iki farklı dokunsal işaret yeterliyse, bunun için karmaşık bir uygulamaya ihtiyaç olmayabilir.
Ama aynı görünüme sahip 20 farklı baharatı, hazırlama talimatlarını ve son kullanma tarihlerini yönetmek gerekiyorsa sesli veya dijital bir sistem daha anlamlı hale gelebilir.
Doğru araç, problemi en az sürtünmeyle çözen araçtır.
En iyi yöntem hangisi?

Tek bir “en iyi market alışveriş teknolojisi” yoktur.
İhtiyaca göre yöntem değişir.
| İhtiyaç | Kullanılabilecek yöntem |
|---|---|
| Raftaki doğru ürünü bulmak | Mağaza düzeni, çalışan desteği, erişilebilir yönlendirme, NaviLens |
| Elindeki ürünün ne olduğunu anlamak | Barkod okuma, Seeing AI, OCR |
| Küçük ambalaj yazısını okumak | OCR, telefon büyüteci, erişilebilir dijital etiket |
| İçerik ve alerjen kontrolü | Üretici verisi, erişilebilir ambalaj, barkod/2D kod, OCR + doğrulama |
| Son kullanma tarihini kontrol etmek | OCR, erişilebilir 2D veri, gerektiğinde ikinci doğrulama |
| Benzer ürünleri evde ayırmak | Braille, dokunsal etiket, sesli etiket, NFC/QR, kişisel NaviLens kodları |
Bağımsız alışverişi güçlendiren şey tek bir uygulama değil, kişiye uygun yöntemlerin birlikte çalışmasıdır.
Geleceğin marketi nasıl görünmeli?

Geleceğin erişilebilir marketinde görme engelli müşterinin her ürün için telefon kamerasını ambalaj üzerinde gezdirip şans eseri doğru yazıyı yakalamaya çalışması gerekmemeli.
Ürün rafı bulunabilir olmalı.
Ambalaj tanınabilir olmalı.
Ürün bilgisi erişilebilir olmalı.
Fiyat, içerik, alerjen ve kullanım bilgileri dijital olarak alınabilmeli.
Kod varsa kodun nerede olduğunu görmek gerekmemeli.
Kodun açtığı sayfa da erişilebilir olmalı.
GS1’in 2D barkod altyapısı, NaviLens benzeri bulunabilir kod sistemleri ve üreticilerin doğrudan sağladığı dijital ürün verileri bir araya geldiğinde bu model teknik olarak giderek daha mümkün hale geliyor.
Bu değişimin önemli tarafı teknoloji değildir.
Değişen şey şu sorunun cevabıdır:
“Bu ürün benim için uygun mu?” sorusunu kim cevaplıyor?
Bir başkası değil, ürünü satın alacak kişi cevaplayabiliyorsa teknoloji görevini yapmıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
Görme engelliler markette bağımsız alışveriş yapabilir mi?
Evet. Barkod ve metin tanıma uygulamaları, erişilebilir kod sistemleri, mağaza düzenini öğrenme, erişilebilir etiketleme ve gerektiğinde belirli konularda destek alma birlikte kullanılarak alışveriş daha bağımsız yürütülebilir. Kullanılabilecek yöntem mağazaya, ürüne ve kullanıcının tercihine göre değişir.
Telefonla barkod nasıl okunur?
Seeing AI gibi barkod tanıma özelliği bulunan uygulamalarda telefon kamerası ürünün etrafında hareket ettirilir. Uygulama barkodu algıladığında ürün bilgisi sesli olarak sunulabilir. Sunulan bilginin kapsamı uygulamanın bağlı olduğu ürün veri tabanına göre değişir.
Barkod son kullanma tarihini gösterir mi?
Klasik EAN/UPC barkodlarında genellikle hayır; bu barkodların temel görevi ürünü GTIN ile tanımlamaktır. Yeni nesil GS1 2D barkodlar ise uygulamaya göre son kullanma tarihi, parti numarası ve başka değişken bilgileri taşıyabilir.
NaviLens nedir?
NaviLens, görme engelliler ve az görenler için kodların hassas biçimde görülmesi veya kameraya çerçevelenmesi ihtiyacını azaltan erişilebilir görsel işaret sistemidir. Telefon uygulaması kodu algılayarak sesli ve dokunsal geri bildirim sağlayabilir. Sistemin kullanılabilmesi için ilgili ortam veya ürün üzerinde NaviLens kodunun bulunması gerekir.
Erişilebilir QR kod nedir?
Genel anlamda erişilebilir QR deneyimi, görme engelli kullanıcının kodu bulabilmesini ve kodun yönlendirdiği içeriği ekran okuyucu veya büyütme araçlarıyla kullanabilmesini gerektirir. NaviLens ayrıca standart QR ile birlikte çalışan “Accessible QR Code” isimli özel bir çözüm sunmaktadır.
Görme engelliler son kullanma tarihini nasıl kontrol edebilir?
Tarih ambalaj üzerinde basılıysa OCR veya metin tanıma kullanılabilir. Ürün uygun bir 2D barkod altyapısına sahipse tarih dijital verinin bir parçası olarak da sunulabilir. Gıda güvenliği açısından kritik durumlarda bilginin ikinci bir yöntemle doğrulanması gerekir.
Seeing AI market ürünlerini tanıyabilir mi?
Evet. Seeing AI’nin ürün özelliği barkodları tarayabilir ve mevcut olduğunda ürün adı ile ambalaj bilgilerini sesli olarak sunabilir. Kısa metin ve belge özellikleri ambalaj üzerindeki yazıların okunmasında da kullanılabilir. Sonuçların kapsamı ürün verisine ve görüntü koşullarına bağlıdır.
Evde ürünler nasıl erişilebilir biçimde etiketlenebilir?
Braille etiket, büyük puntolu yazı, kabartmalı işaret, lastik veya dokunsal sembol gibi basit yöntemlerden sesli etiket, NFC, QR ve kişisel NaviLens kodlarına kadar farklı sistemler kullanılabilir. En uygun yöntem, saklanan ürün sayısına ve kullanıcının tercihine göre belirlenmelidir.
Mesele alışveriş yapmak değil, seçebilmek
Bağımsız alışverişi yalnızca bir görme engellinin markete tek başına girip çıkması olarak tanımlarsak asıl meseleyi kaçırırız.
Bağımsızlık;
hangi ürünü istediğine,
ürünün sana uygun olup olmadığına,
etiketteki hangi bilginin önemli olduğuna
ve sonunda o ürünü alıp almamaya
kendin karar verebilmektir.
Barkodlar, OCR, NaviLens, erişilebilir QR kodlar, sesli etiketler ve yeni nesil 2D barkodlar bu kararın sahibi değildir.
Onlar yalnızca bilgiye giden farklı yollar.
Yöntemler değişebilir.
Kararın sahibi değişmemeli.
Kaynaklar ve Daha Fazla Bilgi
Bu rehber hazırlanırken erişilebilirlik, yardımcı teknolojiler ve dijital ürün bilgisi standartları konusunda güvenilir kaynaklardan yararlanılmıştır.
WHO
Blindness and Visual Impairment Fact Sheet
↗
RNIB
Everyone Should Have the Right to Know What They’re Buying
↗
RNIB + Kellogg’s
NaviLens erişilebilir ambalaj çalışması
↗
RNIB
Braille ve erişilebilir etiketleme yöntemleri
↗
Microsoft Accessibility
Seeing AI özellikleri
↗
Microsoft
Seeing AI kullanım kılavuzu (güncel)
↗
NaviLens
NaviLens teknolojisi nasıl çalışır?
↗
GS1
2D Barcodes at Retail Point-of-Sale Implementation Guideline
↗
Emo Teknoloji Rehberleri
İlgili rehberlerimizi de inceleyebilirsiniz.
